Eski Kıtanın Yeni Azınlıkları: Euroskeptizm ve Eurabia Kavramlarıyla Mülteci Krizine Bakmak

Cansu Arısoy

Napolyon Dönemi’nden beri hiçbir ülkeye savaş ilan etmemiş olan İsviçre, ülkeyi oluşturan 26 kantonu ile dünyanın en iyi işleyen konfederasyonu olarak örnek gösterilir ve  İngilizce, Almanca, İtalyanca ve Romans dillerini konuşan tüm vatandaşlarına eşit davranılan ve demokrasi ve insan hakları konusunda diğer ülkelerin izinde olduğu bir ülke iken 29 Kasım 2009’da ülke sınırları içinde minarelere getirdiği yasakla tüm dünyayı şaşkınlık içinde bırakmıştı.

O tarihe kadar ülkedeki Müslüman nüfus tarafında toplum içinde düzensizlik çıkarıldığına dair hiçbir olay kayıtlara geçmemiş olduğundan çok kültürlülüğün güdücü bir faktör olduğu bu politik çağda, minare krizi İsviçre’nin dünya çapındaki imajını ciddi şekilde etkilemiştir.

Haber kaynaklarına göre 2009 yılına kadar ülke genelinde sadece dört olan minare sayısı, nüfusu 8 milyon olan İsviçre’de yaşayan yaklaşık 400 bin Müslüman göz önüne alınırsa düşük bir rakam sayılmaktadır (Switzerland Votes on Muslim Minaret Ban, 2009).

Kendi ülkelerinde ödeyecekleri yüksek vergilerden kaçan zengin göçmenlere de ülke sınırlarını açmasıyla bilinen İsviçre aynı zamanda Birleşmiş Milletler bünyesinde pek çok uluslararası organizasyona ev sahipliği yapmaktadır. Bu nedenle İsviçre’de yaşayan Müslüman azınlığa “içerdeki düşman” muamelesi yapılarak, minarelerin şeriat simgesi olarak adlandırılıp yasaklanması Euroskeptizm ve Euroabia kavramlarının en çarpıcı örneklerinden olagelmiştir.

 

Avrupa Korkusunda Haklı mı? Yoksa Bu Paranoya mı?

Avrupa kıtası en önemli göç noktalarından biri olarak karakter değiştirmiştir. Öyle ki; Hansen’e göre Doğu Avrupa toplumları entegrasyon kavramıyla yüzleşmekte olan çok kültürlü ülkeler halini almaktadır (2002, s.260). Pettigrew Avrupa’nın göçmenlerinin 7 milyonunu Müslümanların oluşturduğunu, geri kalanının ise Afrika, Karayipler, Uzak Doğu ve Güney Amerika kökenli olduğunu belirtir (1998, s.78). Bu yeni Avrupalı grupların kabul görerek vatandaşlık almaları ise yıllar sürmektedir.

Entegrasyon ve uyum kavramları her zaman ev sahibi toplumların azınlıklara karşı pozitif bir tutum takınmalarını sağlamamaktadır: “Bu durum pek çok yönden iki tarafı keskin bir kılıçtır” (Dijkstra, Geuijen ve Ruijter A., 2001, s.56). Bu düşünceye göre: “Dayanışma, sosyal kontrol ve hatta grup normlarının üstün kılınması” “iç birlik” tarafından tetiklenmektedir. Aynı zamanda “güçlü iç birlik dışarda kalana karşı düşmanlık yaratabilir. Bu da güçlü bir yabancı düşmanlığı ya da aşırı durumlarda daha kötü sonuçlar doğurabilir” (Dikstra, vd., 2001).

Bu düşünceye paralel olarak eski kıtanın yeni azınlıkları yerli halktan gelen direnç başta olmak üzere pek çok problemle karşılaşmaktadır. Örneğin İsviçre’de en çarpıcı şekilde gözlenen tepki sağ kanat ulusalcı İsviçreli Halkın Partisi (Swiss People’s Party) lideri Walter Wobman’dan gelmiştir. Wobman aynı zamanda minare yasağının da mimarıdır.

İstatistiki olarak 1970’ten beri İsviçre’de 400,000’den fazla Müslüman yaşamakta, 200 camii ve 4 minare bulunmaktadır. Makalenin girişinde de belirtildiği üzere İsviçre’de yaşayan Müslüman azınlık tarafından gerçekleştirilen hiçbir şiddet vakası kayıt altına alınmamıştır. İşin aslı bu ülkede İslam hiçbir dönemde pek görünür olmamıştır. Aslında tüm gerginlik “masum bir çocuk karikatürü” gibi görünen bir afişle başlamıştır:

Bir kara koyunun arkasında üç beyaz koyun… Çizim hayvanları gülermiş gibi göstermekteyken fark ediyorsunuz ki üç beyaz koyun aslında İsviçre bayrağının üstünde durmaktadır. Beyazlardan bir tanesi siyah renkte olanı arka bacaklarının kurnaz bir fiskesiyle İsviçre bayrağının dışına doğru tekmelemektedir. (Switzerland: Europe’s Heart of Darkness, 2007).

Bu posterin yayınlanmasından sonra minareleri füze şeklinde resmeden ve burka giymiş bir kadını da füzelerin yanına konuşlandıran başka bir poster yayınlayan İsviçre’nin imajı azınlıklar açısından oldukça negatif bir hal almıştır.

 

Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir