Avrupa İran Sınırları Üzerinde Test Yapıyor

1 Ocak 2019’da Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık, 2015’te imzaladıkları İran Nükleer Anlaşması’nı çöküşten kurtarmak için şimdiye kadarki en sağlam girişimlerini ilan etti. Avrupa Birliği’nin teşviki ile üç devlet İran nedeniyle ABD yaptırımlarından koruyan özel bir kanal kurdular. Ticaret Borsalarını Destekleme Aracı veya kanal olarak adlandırılan INSTEX, Avrupa’nın nükleer anlaşmasının esas pazarlık alanını nihayet kurtarabileceği ihtimalini ileri sürüyor: İran ekonomik ilişkilerin normalleşmesine karşılık olarak nükleer faaliyetlerini sınırlayacaktı. Bu anlaşmanın korunması yalnızca INSTEX’i koruma konusunda yardımcı olabilecek  Avrupa-İran ticaretine değil, Avrupa’nın İran’ın beklentileri ve ABD’nin neye müsamaha gösterebileceği arasında dar bir yoldan geçiş yapıp yapamayacağına bağlıdır.

Mayıs 2018’de  Donald Trump’ın resmi olarak Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPOA) olarak bilinen nükleer anlaşmadan çekilme kararı, anlaşmanın bir parçası olarak dondurulmuş olan güçlü ABD yaptırımlarını da beraberinde getirmiş oldu. Yeni yaptırımlar, JCPOA’dan önce gelenlerden farklı olarak, ne BM ne de AB desteğine sahip değil. Washington onları tek taraflı olarak reddetti ama hala yıkıcı etkisini sürdürüyor. Son aylarda, düzinelerce uluslararası şirket İran’dan ayrıldı, ülkenin petrol ihracatı yarıya indi, ulusal para birimi değer kaybetti ve enflasyon hızla yükseldi. İran’ın parlamentoda ki düşünce kuruluşu iki senaryonun daha iyimser olması durumunda, ülkenin bu yıl yüzde -2,6 ve gelecek yıl yüzde -4,5 büyüme beklediğini öne sürerek iç karartıcı bir tahmin bildirisinde bulundu. Ülkenin başkanı, 1979 devriminden bu yana geçen 40 yıl içinde ekonomik durumun en korkunç hali olarak değerlendirdi. Beyaz Saray “maksimum baskı” kampanyası için uluslararası desteği daha kapsamlı kuvvetlendirmeye çalışıyor, ancak aksi bir gerçek tüm çabaları bozuyor: geçtiğimiz iki yıl boyunca, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ve BM Genel Sekreteri ve ABD Ulusal İstihbarat Direktörü geçen hafta İran’ın tutarlı bir şekilde JCPOA’nın kalıntısını devam ettirdiğini değerlendirdiler.

Bu nedenle anlaşmanın arta kalan katılımcıları tartışmalı. Doğrusu, Avrupalılar’ın harekete geçmesine neden olan çok taraflı bir anlaşmayı kurtarmak, titizlikle sonuçlanmış ve hala temel işlevine hizmet etmek, balistik füze testleri, insan hakları raporları, suikast planları ve ciddi bir endişeyle baktıkları bölgesel sözleşmeler olan İslam Cumhuriyeti’nin naif bir görüşü değil. İngiltere’nin dışişleri bakanı Jeremy Hunt, 31 Ocak’ta AB meslektaşlarına, JCPOA’ya olan bağlılığının “hiçbir şekilde İran’ın düşmanca ve istikrar bozucu faaliyetlerinin üzerine gitmemizin engel olmadığı” açıklamasında bulundu. ABD, yaptırımları yeniden uygulamaya koymadan önce bile, Avrupa ülkeleri, İran’ın ödeme günü için açgözlü bir davranışta bulunmadılar. Daha doğrusu JCPOA için sözleşmeyi imzalayan Avrupalı taraflar  İran’la başa çıkmak, fikir ayrılığı alanları hususunda bir yakınlaşma alanı kaybedilirse çok daha zor olacak. INSTEX’ın detaylarına açıklık getirdiğine göre; Avrupa, transatlantik müttefiklerini kızdırmadan bu temeli koruma amacıyla ihtiyatlı bir şekilde ilerliyor.

CESARETLENDİRME

Dengeleme Hareketi

INSTEX’in başarılı olması için, Avrupa’nın özel sektörünün onu satın alması gerekiyor. ABD yetkilileri bunun olacağı konusunda şüpheli: ABD’nin İran özel temsilcisi Brain Hook planın, “karşıt hayaller alanı gibi olduğunu söyledi: eğer bunu inşa ederseniz, gelmeyecekler. Kayda değer kurumların bir tür araç kullanmak istediklerine dair herhangi bir kanıt görmüyoruz.”

Ancak, özel sektörün ilgisi, vasıtanın başarısını belirleyecek tek faktör değil. Avrupa, İran için birtakım beklentileri açıkça belirtti. INSTEX’in ardındaki üç ülke, Tahran’ın uzun süredir şiddetle talep edilen kara para aklamasına ve terörle mücadele finansman çerçevelerine uyumu hakkındaki reformları teşvik etmek için aracın duyurulmasında etkili oldu. Ruhani Hükümeti bu reformlara karşı büyük bir iç muhalefete rastladı. Fakat onlar olmadan İran kendisini finansal açıdan dışlanma  riskiyle karşı karşıya bırakıyor. Ayrıca diğer ekonomik problemleri ele almak için gerekli duyulan tedbirler olmadan, sıkıntılı bir bankacılık sektöründen  para politikalarının büyümesi, başarılı bir INSTEX’in bile en iyi şekilde büyük operatörlük gerektiren bir sistem için teselli olacaktır. Son olarak, bir de Washington’un INSTEX’e yanıtı en yüksek faydayı belirlemeye yardımcı olabilir. Katılımcı şirketler ve hükümetler bilgi ve deneyimleri bir araya getirebilsinler diye mekanizmanın şeffaf olması amaçlanmıştır. Ancak bu, iki tarafı keskin bir kılıç; üst düzey bir Avrupa Birliği yetkilisi bize eğer ABD INSTEX’i sabote etmeye karar verirse, kimi cezalandıracağını tam olarak bileceğini söyledi. Washington, INSTEX’in vergiye tabi malları koruduğundan şüpheleniyorsa veya Avrupa Birliği dışındaki ülkelerin buna katıldığından şüpheleniyorsa araç aleyhinde hareket edebilir . Bu tür gelişmeler ABD’nin İran politikasının ekonomik faktörünün altını oyacak ve Amerikan finansal üstünlüğünü geniş çapta tehdit edecektir.

Başka bir deyişle, eğer INSTEX başarısız olursa İran’ı hayal kırıklığına uğratma riskini taşırken başarılı olması durumunda da Amerika’yı kızdırmaya neden olma riskini taşıyor. Ancak bunu kurma çabası ve JCPOA’yı destekleme hususunda ki yaygın fikir birliği oldukça önemlidir. Tahran ve Washington arasındaki gerginlik artmaya devam etmesine karşın  Avrupa’nın müdahalesi, tehlikeleri önemli ölçüde arttıracak bir nükleer krizin yenilenmesini ertelemeye yardımcı olabilir.

Kaynak: https://www.foreignaffairs.com/articles/iran/2019-02-04/europe-tests-boundaries-iran

Yazı Çevirisi – Şevval KOÇAK (EuroPolitika Araştırma Ekibi)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir