Avrupa Birliğinin Geleceği: Batı Avrupa Birliği

 

Mert EKE

Avrupa birliğinin kökenleri incelendiğinde 1648 Vestfalya Barış Antlaşmasına kadar derinlere gidilebilir. Çünkü görünürde Avrupa birliği bir uzlaşı kültürünün meydana getirdiği demokratik Avrupa toplumlarının bir araya geldiği bir örgüttür. Ancak meselenin çekirdeğinde bir ekonomik birlik vardır. Avrupa Birliğinin resmi kuruluşuna öncülük eden Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu gelecekteki olası savaşları önlemeyi amaçlayan bir ekonomik çıkar topluluğudur. Yani Avrupa birliğini kuran öncelikli unsur ekonomik çıkarlardır ve önümüzdeki yıllarda bu birliğe yeni şeklini verecek olan baş kriterin de yine ekonomik çıkarlar olacağını düşünüyorum. Avrupa Birliğinin, Batı Avrupa Birliğine dönüşmesine sebep olacak gelişmeler konusundaki öngörülerimi madde madde anlatmak istiyorum:

1-) Doğu Avrupa’daki istikrarsız ekonomiler

 Sovyet Rusya döneminden beri Doğu Avrupa ekonomileri durgun vaziyette. Hatta durgun vaziyet zaman zaman şiddetli ekonomik krizlere de dönüşebiliyor. Yunanistan’ın batışı buna iyi bir örnek teşkil ediyor. Yunanistan, Bulgaristan, Romanya gibi ülkelerin umutsuz ve sürekli desteğe ihtiyaç duyan ekonomileri üreten, zengin Batı Avrupa ülkeleri tarafından desteklenerek ayakta durabiliyor. Ancak bu zengin ülkeler sürekli batan Doğu Avrupa ülkelerini finanse edemez. Belli bir noktadan sona Batı Avrupa ülkeleri Doğu Avrupa’yı finanse etmekten vazgeçecek ve ekonomik anlamda bu bölgeyi kaderine terk edecektir. İngiltere’nin AB’den ayrılmasının önemli sebeplerinden birinin de bu olduğunu düşünüyorum.

2-) Çöküşe giden Orta Avrupa ekonomisi

Avrupa’nın en büyük ekonomilerinden biri olan İtalya 285 milyar Euro borç yüküyle batma sinyalleri veriyor. Uzmanlar bu şiddetli batışın uzun yıllar düzelemeyecek bir İtalya ekonomisi yaratacağı görüşünde. İlk maddede değindiğim sorunun üzerine bir de Avrupa’nın göbeğinde çöken koskoca bir İtalya ekonomisi ekleniyor. Zaten Doğu Avrupa ülkeleri batmasın diye uğraşan Batı Avrupa ülkeleri bir de İtalya’nın batışını kurtarıp finanse edecek durumda değil. Bu durum da Avrupa Birliği’nin işleyişini sarsacak ve Batı Avrupa ülkelerini daha da çekimser konuma getirecektir.

3-) Brexit

İngiltere gibi güçlü ekonomiye sahip bir sanayi ve finans ülkesinin AB ’yi terk ediyor olması aslında bizlere az önce bahsettiğimiz konuları ve daha fazlasını anlatıyor ve AB ’nin bu şekilde devam edemeyeceğini gösteriyor. İngiltere’nin çıkışında bir sürü iç dinamik de etkili tabii ki ama olaya hangi açıdan bakarsak bakalım İngiltere batan ülkeleri finanse etmek veya kurumlarının kontrolü için A.B. prosedürlerine uymaktansa her anlamda bağımsız olmayı tercih etti. Bu durum ileride diğer kendi kendine yeten ve dünya ekonomisini yöneten Batı Avrupalı ülkeler için üzerinde düşünmeye değer bir örnek oluşturuyor.

4-) Yükselen Milliyetçilik

 Son yıllarda Orta Doğu’da yaşanan şiddetli iç savaşlar ve artan fakirlik tüm Avrupa ülkelerini etkisi altına alan bir göç dalgasına sebep oldu. Bu göç dalgası, yüksek refah seviyesinde yaşayan Avrupa vatandaşlarının, gelen göçmenlerle haklı olarak refahını paylaşıp azaltmak istememesi ve kültür düzeylerinin çok farklı olması dolayısıyla göçmen nefretine ve milliyetçiliğe sebep oldu. Ülkelerini göçmenlerden korumak isteyen Avrupalılar kendilerini daha milliyetçi hissetmeye başladı ve son yıllardaki seçimlerde sağ partilerin artan oyları bu durumu doğrular vaziyette. Hatta ABD’de Trump’ın iktidara gelmesinde de bu durumun payı var denebilir. Avrupa’da yükselen bu ruh hali Avrupa Birliği’nin geleceğinde olumsuz etkiler yaparak, modelin mevcut haline ciddi zararlar verebilecek potansiyele sahip.

 

Tüm bu sorunların nihai çözümü olarak yüksek teknoloji üretimine ve güçlü ekonomilere sahip zengin Batı Avrupa ülkeleri, Avrupa’da batan diğer ülkeleri finanse etmek ve yükselen milliyetçilik gibi yukarıda bahsettiğim sorunlardan dolayı mevcut modeli değiştirerek bir Batı Avrupa birliği modeline gidecektir. Bu model siyasi anlamda nasıl gerçekleşir nasıl bir siyasi model olur bunu öngörmek çok zor. Ancak ekonomik anlamda bir Batı Avrupa birliğinin yaklaştığını ve Almanya, Fransa, Hollanda’nın başını çekeceği, refah seviyesi yüksek, istikrarlı Batı Avrupa ülkelerinin diğer Avrupa ülkelerini dışlayarak yepyeni bir ekonomik birliğe gidecekleri kuvvetle muhtemel görünüyor.