Avrupa’da Sanayisizleşme

Oğuzhan BARÇIN (Analiz)

Analiz konu başlıkları:

  • Sanayisizleşmenin sebepleri nelerdir?
  • Sanayisizleşme sürecinin AB ülkeleri ekonomileri için çıktıları nelerdir, sanayinin ekonomideki rolünü nasıl etkilemektedir?
  • Sanayisizleşmeye dair bugüne kadar en çok etkilenen AB ülkeleri hangileridir ve nasıl etkilenmektedirler?
  • Sanayisizleşme sürecinde olan AB ülkeleri neler yapabilir?

 

Sanayisizleşme, birçok teorik yaklaşımı olan bir kavramdır. Küreselleşmeden etkilenen AB ulusal ekonomilerinde sanayisizleşmenin neden ve sonuçlarını gösteren birçok faktör ve gösterge vardır. Hizmet sektörünün yükselişi ve geleneksel sanayinin etkisini kaybetmesi, sanayisizleşmenin önünü açmıştır. Büyük bir istihdam alanı olan sanayinin ulusal ekonomideki payının azalmasını ifade eden bu kavram, Avrupa Birliği bağlamında sebep ve sonuçları ile genel olarak ele alınmıştır. Komünizm sonrası ekonomilerden olan Doğu Avrupa ülkelerinin ekonomik olarak bu süreçten olumsuz bir şekilde değişikliğe uğrattığı ve sanayisizleşmenin geleneksel sanayinin önemini yitirmesine sebep olan etkileri, çeşitli örnekler ile verilmektedir. Metnin sonunda ise bu süreç içinde neler yapılabileceği ile ilgili öneriler de verilmektedir.

AB, günümüzde bir “sanayisizleşme” ile karşı karşıyadır. AB ülkelerindeki nüfusun yaşlanması endüstride bir kapasite problemini beraberinde getirmektedir. Bununla beraber, enerji bağımlılığı gibi faktörler de GSYİH ve istihdamda olumsuz etkilerini diğer başlıca sebeplerini oluşturmaktadır. [1] Piyasa rekabeti ve ekonomide dengesiz seyrini minimize etmek uluslararası işbirliklerine dayalıdır. [2]

Sanayisizleşme, bir süreç olarak esasında endüstriye dayalı ekonomik büyümenin doğal bir sonucu olmakla birlikte, büyümede ve istihdamda etkisi azalsa bile endüstriyel verimliliğe bir etkisinin olmadığı bir karakter arz etmektedir. Caincross ve Lever’e dayandırılan tanımları ile, istihdamda ve uluslararası ticarette sanayinin payının azalması şeklinde de görülebilmektedir. Bu bir anlamda “hizmet” sektörünün önemini arttıran bir süreç olmuştur. Sanayisizleşmeyi ulusal ekonomideki istikrar ve daralmalar ile, yapısal reformlar gibi faktörler ışığında değerlendirmek mümkündür. [3]

Piyasanın istikrarsızlığı, kar marjlarının azalması, piyasada artan uluslararası rekabet ve sanayi payındaki daralma ile karşı karşıya kalan İtalyan Fiat, 1970’lerin ortalarından itibaren başlamak üzere, işçi sayısını azaltma eğilimine girmiştir. Verimliliği artırabilecek yeni teknolojilere yatırım yapmaya başladığında ve tekrardan yapılanmaya gittiğinde Fiat, 1980’lerin başında birçok vasıfsız, orta yaşlı, iyi bir eğitime sahip olmayan, engelli, kadın işçiyi işsiz bırakmıştı. Kısa bir söyleyişle, vasıfsız işgücü daralmaya başlarken, yerlerini düşük ücretle çalışabilen, esnek ve yeni teknolojilere adaptasyon sağlayabilen kalifiye esnek işgücü almıştı. Buradaki amaç, bu gibi daha nitelikli ve nicelik olarak daha az işçi ile verimli teknolojileri kullanarak çıktı düzeyini iyi bir seviyede tutabilmektir.

Bu yaklaşımın, aynı zamanda arz – talep ve bugünkü gelişmiş ekonomilerdeki hizmet sektörü trendi ile de ilgisi mevcuttur. Sonuç olarak, üretimde verimlilik faktörünün Fiat’ta yapısal değişiklikleri tetiklediğini ve istihdamda azalma yönünde bir etki yarattığnı görebilirsek, birincil faktör olarak verimlilik, beraberinde piyasa faktörlerinin ve yapısal değişikliklerin sanayisizleşme için bu örnek özelinde kilit bir önem teşkil ettiğini söylemek mümkün olacaktır. [4]

Sırasıyla GSYİH, artan ticaret hacimleri ve üretim seviyesi gibi içsel faktörler, 1995-2012 yılları arasında AB ülkelerindeki sanayisizleşme bağlamında istihdam üzerinde olumsuz olarak etkili olmuştur. Bu noktada, bu içsel faktörlerin, ticaret faktöründen önce geldiğini ve gelişmiş ekonomilerin hizmet sektörüne daha fazla yöneldiğini belirtmek gerekir. Geleneksel endüstri ve yeni teknolojiler arasındaki farklılıklar; firmanın üretim büyüklüğü ve kar marjları da aynı şekilde bu ülkelerdeki sanayisizleşmeyi etkileyen faktörler arasındadır. Küçük firmaların verimlilikleri itibariyle, büyük firmalar karşısında büyümeyi sağlayabilecek düzeyde bir rekabet edebilirliği mevcut değildir. Gelişmekte olan Doğu Avrupa ülkelerinde örneklerinin görüldüğü üzere, endüstriyel işletme ve firmaların çok olmaması, bu tip ülkelerin üretim ve verimlilik bağlamında sanayisizleşme hikayesini oluşturan bir diğer önemli faktördür. [5]

Sanayisizleşme süreci, her ülke özelinde spesifik olarak farklı bir hikayeye sahipken, Doğu Avrupa ülkelerinde, sanayisizleşme daha belirgin bir şekilde seyretmiş, bu ülkelerdeki endüstriyel sektörlerin rekabet gücü de azalmıştır. Sovyet geçmişine sahip olan Doğu Avrupa ülkelerinde, geçmişten gelen ekonomik yaklaşımın verimsizliği, yapısal reformlara ve bazı özelleştirme hamlelerine yol açmıştır, çünkü Sovyet geçmişi, Doğu Avrupa ülkelerinin Batı Avrupa ülkelerine nazaran yapısal olarak büyümeye engel farklılıklara sahip olduğu ve Avrupalılaşma sürecindeki değerler bağlamında yakınsama süresinin uzun olduğu bilinmektedir. [6]Araştırma ve geliştirme faaliyetleri için yapılan az düzeyde teşvikler ise, sanayi politikasının bir tarafının noksan işlemesinde etkili olmuştur. Nispeten az gelişmiş Doğu Avrupa ülkelerinde sanayisizleşme daha fazla görülmekle beraber, rekabet edilebilirliği düşük kalmıştır. Hırvatistan gibi bazı ülkelerde sanayisizleşme süreci, istihdam ve ticarette önemli kayıplara sebep olmuştur.[7] Bu anlamda, sanayisizleşme sürecinin tersine döndürülmesi endüstri sektörünün kalite seviyesinin daha fazla yükseltilmesi ve geleneksel politika formlarının aşılmasından geçmektedir.[8] Bu ülkelerde yatırımlar, istihdamın artmasına neden olurken verimlilik ise sektördeki istihdamda bir azalmayı beraberinde getirmektedir.

Hırvatistan özelinde, Avrupalılaşma sürecinin Hırvat ekonomisine sanayi anlamında olumlu etkileri olup olmadığı tartışmalıdır. Aslında, Hırvatistan’daki sanayisizleşme süreci, bu kavramı ve süreci anlamak adına da iyi bir örnek teşkil eder. Hırvatistan’ın halen diğer Doğu Avrupa ülkelerine nazaran daha az endüstriyel firma bulundurması, dolayısıyla sanayi anlamında halen verimliliğin yüksek bir seviyede olmaması ve bundan kaynaklı olarak yüksek faiz oranlarına karşın dış yatırımları çekmeye çalışan bir ülke konumu Hırvatistan’ın sanayisizleşme sürecinin hikayesini özetler niteliktedir. Burada sanayi anlamında verimliliği yükseltmek için imkanların kısıtlı olması dolayısıyla ve Hırvatistan için de bu durumun maliyetli olması dolayısıyla, artan borçların sonucu olarak özelleştirme kavramı devreye girmektedir; buna en büyük örnek olarak gemi üretimi sektörünü verebiliriz fakat özelleştirme süreci ile işsizliğin artması birbirine paralel faktörlerdir ve Hırvatistan’daki sanayisizleşmenin alakalı olduğu en önemli kavram işsizliktir.[9]

AB aday ülkelerinden olan Sırbistan’da ise, durum diğer Doğu Avrupa ülkelerinden çok farklı değildir. Geçiş sürecinde yapılan reformlarda, Sırbistan’ın sanayi üretiminde ve GSYİH’de belli düşüşler olmuştur fakat sanayisizleşmeden diğer Doğu Avrupa ülkeleri kadar etkilenmemek adına imkanları nispetinde yeniden sanayileşme noktasında yeni sanayi alanları yaratmak üzere adımlar atmıştır. Bu adımların başlıca amacı, sanayi alanında süreklilik ile rekabetçi bir ülke olabilmek ve artan ulusal işsizliği azaltmak, AB sanayi politikası ile uyumlu bir politika izlemektir.[10]

Küreselleşmenin bir getirisi olarak dış yatırımlar da sanayisizleşmeyi etkileyen bir başka faktördür. Yalnızca verimlilik, yapısal değişiklikler veya sanayinin GSYİH’teki payı artık tek başına sanayisizleşmeyi açıklamada yeterli faktörler değildir; bu anlamda, dış yatırımlar da büyük önem arz etmektedir. Günümüze yakın bir süreç için yapılan analizlerde, sanayisizleşme süreci ile bağlantılı olarak sanayide istihdamın azalmasının ve hizmet sektöründe istihdamın artmasının altı çizilmelidir. Avrupa Birliği özelinde, yenilikçi değişikliklerin uygulanması ve istihdam oranının arttırılması Avrupa 2020 stratejisinin öncelikli hedeflerinden sayılsa da, sanayideki istihdamda azalma eğiliminin süreceği öngörülmektedir. [11]

Avrupa Birliği ülkelerine daha yakından bakarsak, Fransa’da da bir sanayisizleşme görebilmek mümkündür. Sarkozy döneminde 355 bin kişinin makinelere ve sanayi rekabetine karşı işlerinden olması bunun örneğiydi.[12] Bu gibi veriler, gelişmiş ülkelerde de sanayi istihdamında bir düşüşe işaret etmektedir. Avrupa Birliği, endüstriyel üretimde gelişmiş teknolojilere rekabet edilebilirlik için teşvik etmektedir. Bu anlamda, yapay zeka, büyük veri analizi, mikro ve nano teknolojilerine büyük önem verilmektedir.[13] Von der Leyen yönetimindeki yeni Komisyon’un, çevre ile beraber inovasyonu, teknolojiyi teşvik etmesi de Avrupa Birliği’nin bu kapsamda uluslararası rekabet edilebilirliğini sürdürmek niyetinde olduğu açıktır. İnovasyon ile birlikte, istihdamda bir düşüş trendi olsa bile düşük maliyet ile daha verimli çıktılar alabilmek mümkün olmaktadır. İngiltere’de yaşanan Brexit sürecinde de küreselleşmenin, İngiltere’de bir sanayisizleşmeye sebep olabileceği çokça değerlendirilmiştir.[14]

Sonuç olarak, sanayisizleşme ülkeler için bir getiriden ziyade daha çok işsizlik, gelir-gider eşitsizliği gibi problemleri de beraberinde getirmektedir. Bununla beraber, ülkelerin sanayi anlamında rekabet edilebilirliğini ve üretimini eritmektedir. Aynı zamanda, bu süreç ile beraber Avrupa ülkelerinde hizmet sektörünün de yükseldiğini sanayisizleşme ile beraber düşünmek gerekir. Her ülkenin kendine özgü sanayisizleşme bağlamları mevcut olmakla birlikte, sanayinin ve endüstriyel firmaların niteliği/niceliği önemli faktörler olarak önümüzde durmaktadır. Sanayisizleşmenin etkilerinin azaltılması üzerine akademik çalışmalar ve siyasi karar yapıcılar, sanayisizleşmenin zıddı olan yeniden sanayileşme üzerinde durmaktadır. Sanayinin yeniden yapılandırılması ile geleneksel sanayi metodlarından uzaklaşılarak, sanayi anlamında üretim, verimlilik ve rekabet anlamında bir iyileştirme hedeflenebilir. Bununla beraber, araştırma&geliştirme faaliyetleri ve yeni sanayi alanları ve firmaları yaratmak için daha fazla teşvikte bulunmak yerinde olacaktır. Tabanda işçiler etrafında iş kayıpları hakkında bir korku ve problemler mevcut olsa da günümüzde, yapay zeka gibi yeni teknolojilere önem vererek Avrupa Birliği’nin sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçişini de değerlendirmek başka bir vizyon olarak değerlendirilebilir. Avrupa 2020 perspektifinde de altı çizilen sanayide yenilikçi adımların uygulanması ayrıca önem arz etmektedir.

Oğuzhan BARÇIN |EUROPolitika Dergisi Stajyer Araştırmacı

İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü 

Referanslar

[1] Kandžija, Vinko, Marko Tomljanović ve Ivona Hudek, “Deindustrialization as a process in the EU” Review of Contemporary Enterpreneurship, Business, and Economic Interests 30 2 (2017): 399 – 414.

 

[2] Przywara, Rainer, “Deindustrialization – Opportunity or Threat?”, Athens Journal of Business and Economics 3 4 (2017): 427 – 462.

 

[3] Merrill, Heather, “Migration and Surplus Populations: Race and Deindustrialization in Northern Italy”, Antipode 43 5 (2011): 1542 – 1572

 

[4]  A.g.e.

[5] Škuflić, Lorena ve Marko Družić, “Deindustrialisation and productivity in the EU”, Economic Research-Ekonomska Istraživanja 29 1 (2016): 991 – 1002.

 

[6] Marija Beg, Martina Basarac Sertic ve Ivo Druzic, “Determinants of Deindustrialisation in Developed European and Post-Communist Countries”, Montenegrin Journal of Economics 13 2 (2017): 93 – 106.

 

[7] Stojčić, Nebojša ve Zoran Aralica, “(De)industrialisation and lessons for industrial policy in Central and Eastern Europe”, Post – Communist Economies 30 6 (2018): 713 – 734.

 

[8] A.g.e.

 

[9] Mihajlevic, Domagoj, “The Deindustrialization Process of the Croatian Economy”, Kurswechsel 3 (2013), 63 – 73.

 

[10] Zekovic, Slavka ve Miroljub Hadzic, “Effects of the process of deindustrialisation and the concept of a reindustrialisation strategy of Serbia”, “2nd International Scientific Conference: Regional Development, Spatial Planning and Strategic Governance”de sunulan bildiri. Belgrad, Sırbistan. Mayıs 2013. (147.91.1.25/handle/123456789/403?locale-attribute=en )

 

[11] Merrill, Heather, “Migration and Surplus Populations: Race and Deindustrialization in Northern Italy”, Antipode 43 5 (2011): 1542 – 1572

 

[12] The American Interest, “Deindustrialization Hits Europe” https://www.theamericaninterest.com/2012/04/10/deindustrialization-hits-europe/ (erişim 10.04.2012)

 

[13] Horizon The EU Research & Innovation Magazine, “We want to end the de-industrialisation of Europe – Interview with Prof. Jürgen Rüttgers”, https://horizon-magazine.eu/article/we-want-end-de-industrialisation-europe-prof-j-rgen-r-ttgers.html (erişim 24.04.2018)

 

[14] VOX CEPR Policy Portal, “Brexit, globalisation, and de-industrialisation”, https://voxeu.org/article/brexit-globalisation-and-de-industrialisation (erişim 21.04.2017)