Suriye Saldırısı ABD’yi Geri Savaşmaya Mı Zorlayacak Yoksa Daha Hızlı Geri Çekilmesine Mi Sebep Olacak?

Kuzey Suriye’de ABD birliklerinin dehşet veren patlamayla ölümünden sonra Washington rahatsız edici bir soru ile karşı karşıya: “Amerika’nın ülkeden geri çekilmesini hızlandıracak mıyız? Yoksa hiçbir şey yapmadan uzun süre kalmaya devam ederek savaşacak mıyız?”

Yoğun bir Pazar kenti olan Menbiç’te meydana gelen patlama, bize bölgede birçok Amerikan ve Suriyeli sivilin yaşadığını kanıtladı. Nick Paton Walsh, geçen Şubat ayında ABD özel birlikleriyle birlikte hareket ederken şu an kayda değer bir değişim olduğundan bahsediyor. Belittiğine göre, o zamanlar, sadece birkaç kilometre ötede jeopolitik gerilimler ortadayken herkes pazar çevresinde rahat davranabiliyor ve silahlanmıyordu.

Menbiç, Suriye’nin yeni savaş sonrası gerçekliğinde karmaşık bir merkezdi. Bugün hala daha öyle. Kenti kontrol altında tutan Suriyeli Kürtler ABD destekli şekilde DAEŞ’e karşı savaşıyordu. Doğularında ise  Türkiye destekli, -terörist-Suriyeli Kürtlerin karşısında Suriyeli Arap isyancılar bulunuyordu.

“Geçtiğimiz yıl Suriye’nin Arapları arasındaki kuşatılmış Kürtleri ve Arapları ayıran cepheyi ziyaret ettiğimizde, ABD askerleri bölgedeki Suriyeli isyancılar tarafından açtıkları çukurlara ateş açtıklarından bahsediyorlardı. O zamandan bu yana, rejim güçleri şehre yaklaşırken Rus ordusu tarafından desteklenen gerginlikler arttı.” diye de belirtiyor Walsh.

Ancak bu güçlerin hiçbiri bugün ABD personeline saldırı talebinde bulunmadı. Bunun yerine, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, ABD Dışişleri Bakanlığı’nda “halifeliğin parçalandığını” ilan ederken bile, sosyal medyadaki ölümcül patlamayı iddia eden DAEŞ oldu. Terör grubunun gerçekten sorumlu olduğuna dair hiçbir kanıt bulunmamakla birlikte, zamanlama rahatsız edici.

Geçtiğimiz ay, Donald Trump, Twitter’daki bir videoda “IŞİD’e karşı kazandıklarını” ilan ederek, ABD birliklerini Suriye’den çekeceğini duyurduğu açıklamayla herkesi çok şaşırtmıştı.

Washington’da, ABD Savunma Sekreteri Jim Mattis istifa etti. Menbiç’te yakınlardaki bir güç boşluğunun vizyonları ortaya çıktı.

Trump’ın vaat edilen geri çekilme zaman çizelgesi ve koşulları bulanık. Çeşitli kıdemli ABD yetkilileri, o zamandan beri Suriye’de tam bir ayrılmadan önce başka görevlerin yerine getirilmesi gerektiğini önerdi: “İran’ın etkisi azaltılmalı ve Suriye’nin Kürtleri Türkiye’nin saldırısından korunmalıdır.” diye.

Ancak Suriye rejimi ve Suriyeli Arap isyancılarının her biri, Suriye’nin kuzeyindeki kendi dış güçleri tarafından desteklenen iddiaları korumaya başladı. Ve Kürtler, uzun zamandır DAEŞ’le mücadelede müttefikleri olan ABD’nin yerine gelecekteki ortakları düşünüyorlar.

DAEŞ, zaten Suriye’de yönettiği toprakların sadece bir kısmını kontrolden çıkartarak teritoryalini azalttı. Fakat onların bağları ve liderlikleri doğu Suriye’nin kilit bölgelerinde yer alıyor ve Suriyeli Kürtler bu direniş ceplerini yok etmek için hızla ilerliyorlar.

Trump’ın geri çekilme ilanı, bu oyun için mümkün olabilecek en kötü zamanda meydana geldi. Hatta birkaç ay içinde, onları büyük ölçüde mağlup eden korkunç ABD hava gücünün ortadan kalkacağını öne sürerek DAEŞ’e umut vermiş bile olabilir.

Gerçekte, DAEŞ muhtemelen hiçbir zaman tam olarak mağlup olmamıştır. Çünkü yalnızca toprak kaybetmiş olmaları, Suriye ve Irak’a dağılmış isyancı bir kuvvet olarak, oradaki Sünni nüfusun desteklediği köklere geri dönmelerini engellemez. DAEŞ, çarşamba günü gerçekleşen patlamanın arkasındaysa, bir tehdit olarak kalabilir.

Şu anki sorun, bugünün şiddetli ölümünün sivillere ve seçkin ABD birliklerine devredilmesi, Trump’ın Suriye’deki işi bitirmeye karar vermesi veya onu daha da hızlı geri çekilmesi için karar vermeye zorlamasıdır.

Kaynak: https://edition.cnn.com/2019/01/16/middleeast/syria-blast-us-withdrawal-what-next-intl/index.html

Yazı Çevirisi: İlkay Türkeş (Euro Politika Dergisi Çeviri Direktörü)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir