.
Bölgesel Türbülans Çağında Kıbrıs: Ortadoğu Gelişmeleri Ve Güney Kıbrıs’ta Seçim Gündemi
Panel | 09 Mayıs 2026 | KKTC
Dr. Nikolas Stelya, paneldeki konuşmasında Güney Kıbrıs siyasetinin içinde bulunduğu durumu, Türkiye’nin 3 Kasım 2002 seçimlerine benzeterek köklü bir değişim süreci olarak nitelendirmiştir. Stelya’ya göre bu dönem, geleneksel siyasetin çözüldüğü ve yeni bir siyasi sahnelerin ortaya çıktığı bir “kırılma” anıdır.
Stelya’nın analizindeki öne çıkan ana başlıklar şunlardır:
Geleneksel Partilerin Gerilemesi: Kıbrıs siyasetinin iki dev aktörü olan DISI ve AKEL, anket verilerine göre tarihsel seviyelerinin çok altında (%18-20 bandında) seyretmektedir. Stelya, bu partilerin seçmenlerini tatmin etmekte zorlandığını ve meclis aritmetiğinin çok parçalı bir yapıya bürüneceğini ifade etmektedir.
Popülist ve Sistem Dışı Aktörlerin Yükselişi: Seçimin en dikkat çekici yanının aşırı sağın (ELAM) istikrarlı yükselişi ve ideolojisiz popülist figürlerin (Fidyas Panayiotou gibi) sahneye çıkışı olduğunu belirtmektedir. ELAM, ALMA ve Fidyas gibi hareketlerin toplam oyunun %25-28 gibi devasa bir orana ulaştığını, bunun da halktaki “hiçbir parti beni temsil etmiyor” duygusunun bir yansıması olduğunu vurgulamaktadır.
Ekonomik Paradoks ve Sosyal Bunalım: Stelya, Güney Kıbrıs ekonomisinin makro düzeyde (büyüme, düşük enflasyon ve işsizlik) çok başarılı göründüğünü ancak halkın gerçekliğinin farklı olduğunu savunmaktadır. 14 yıl öncesine göre satın alma gücünün düştüğünü, özellikle Limasol gibi şehirlerde müthiş bir konut krizi yaşandığını ve yerel halkın kendi şehirlerinden “kovulduğunu” belirtmektedir.
Toplumsal Trajediler ve Göç Sorunu: Konuşmasında barınma krizi nedeniyle yaşanan can kayıplarına ve mülteci meselesine değinen Stelya, özellikle Baf’ın Hloraka köyü gibi yerlerde göçmen karşıtı tepkilerin ve aşırı sağcı saldırıların arttığına dikkat çekmektedir.
Diplomasi ve AB’nin Rolü: Rum lider Hristodulidis’in iç politikadaki başarısızlıklarını diplomasi üzerinden “şov” yaparak kapatmaya çalıştığını savunan Stelya, Avrupa Birliği’nin ise kendi iç sorunları nedeniyle Kıbrıs konusunda mucizeler yaratabilecek bir durumda olmadığını ifade etmektedir. AB’nin daha çok Türkiye ile diyaloğu sürdürmek ve krizlere müdahale etmek açısından kıymetli bir aktör olarak kaldığını belirtmektedir.
Kuzey-Güney Benzerlikleri: Q&A kısmında gelen bir soru üzerine Stelya, adanın her iki yanındaki partiler arasında ilginç benzerlikler kurmuştur. AKEL ve CTP’yi iç kargaşaları nedeniyle “ikiz partiler” olarak nitelendirmiş; güneydeki yeni popülist hareketleri ise kuzeydeki Halkın Partisi’nin (HP) ilk dönemlerine veya “Toparlanıyoruz” hareketine benzetmiştir. Ayrıca ELAM’ın kuzeydeki muadilinin sadece YDP değil, milliyetçi ve egemenlikçi söylemi benimseyen tüm kesimler olduğunu ima etmiştir.
Sonuç olarak Stelya, 24 Mayıs seçimlerinin sonucunda aşırı sağ, popülim ve ideolojisizlik harmanının zafer kazanacağını ve bunun Türkiye, Avrupa ve Kıbrıslı Türkler tarafından çok dikkatle takip edilmesi gereken bir gelişme olduğunu savunmaktadır.