Ortadoğu’daki Gelişmeler Işığında Kıbrıs’ta İki Toplum Arasındaki İlişkiler

europolitika


Panel | 09 Mayıs 2026 | KKTC

Gazeteci Mete Hatay, paneldeki konuşmasında Kıbrıs’ın mevcut durumunu ve toplumlararası ilişkileri, bölgesel ve küresel belirsizliklerin yarattığı “negatif eşiksellik” (negative liminality) kavramı çerçevesinde analiz etmiştir.


Hatay’ın konuşmasından öne çıkan temel noktalar şunlardır:

Kaotik Bir Araf ve Konforlu Çıkmaz: Hatay, Kıbrıs’ın her iki tarafında da “yarım kalmış vizyonların” ve “istisnai rejimlerin” (güneyde ortağı olmayan bir Kıbrıs Cumhuriyeti, kuzeyde ise tanınmamış bir KKTC) hüküm sürdüğünü belirtmektedir. Bu durumu Prof. Dr. Ahmet Sözen’in “konforlu çıkmaz” (comfortable stalemate) ifadesine paralel olarak, her iki tarafın da bu belirsizlikten kendi siyasi ve ekonomik faydalarını çıkardığı bir “konforlu aporia” olarak nitelendirir.

Negatif Eşiksellik (Liminality): Dünyanın ve bölgenin 1990’dan beri bir geçiş döneminde olduğunu, ancak bu sürecin bir “seremoni ustası” (yol gösterici) olmadığı için sonucu belli olmayan kaotik bir sürece dönüştüğünü savunur,. Bu durumun toplumlarda ontolojik bir güvenlik kaygısı ve büyük projelere (çözüm gibi) karşı bir yorgunluk yarattığını ifade eder.

Çoklu Güvenlik Çıkmazı: Bölgesel türbülansın etkisiyle Kıbrıs’ta “çoklu güvenlik çıkmazının” (multi-security dilemma) ortaya çıktığını, tarafların karşılıklı bir silahlanma ve güvenlik işbirliği yarışına girdiğini belirtir. Bu durumun toplumlar üzerinde baskı kuran yoğun bir güvenlikçi söylemi beslediğini vurgular.

Strateji Yerine Taktik Siyaseti: Kuzeydeki siyasetin, “patron devlet” (Türkiye) ile olan ilişkisi nedeniyle uzun vadeli stratejiler üretmek yerine daha çok günü kurtarmaya yönelik taktiksel bir alana sıkıştığını savunur. Bu durumun Kıbrıslı Türkleri daha edilgen (subaltern) bir konuma ittiğini belirtir.

Sembolik Adımların Zararı ve Kaçırılan Fırsatlar: Hatay, çözümün sadece resmi masalarda değil, sivil toplum ve yerel inisiyatiflerle mümkün olduğunu savunarak şu eleştirileri getirmiştir:

Maraş ve Maronit Açılımları: Başlangıçta sivil inisiyatiflerle başlayan Maraş ve Maronit açılımlarının, yerel siyasete alet edilerek ve mülkiyet hakları gözetilmeyerek etkisizleştirildiğini ve büyük bir fırsatın berhava edildiğini savunur,
Çözüm Yolu – “Mağduriyet Egosundan Kurtulmak”: Hatay’a göre, toplumların artık kendi mağduriyetlerinin egosundan kurtulup birbirlerine alan açmaları gerekmektedir. Sadece resmi tanınma veya masadaki teknik konulara odaklanmak yerine, iki toplumun organik bir şekilde hareket edebileceği alanların (ekonomik, sosyal, kültürel) yaratılmasının kaçınılmaz olduğunu vurgular,

Sonuç olarak Mete Hatay, Kıbrıs’ta her iki tarafın da “özne” (agency) olabilmek için insiyatif alması gerektiğini ve statükonun yarattığı konfordan vazgeçilerek karşılıklı cezbedici fırsatların (mutually enticing opportunities) yaratılması gerektiğini savunmaktadır.

Total
0
Shares
Previous Post

Ortadoğu’daki Gelişmeler ve Bölgeye Yansımaları

Next Post

Kıbrıs Sorunu ve Güney Kıbrıs Seçimleri

Related Posts