Kıbrıs Sorunu ve Güney Kıbrıs Seçimleri

europolitika

Bölgesel Türbülans Çağında Kıbrıs: Ortadoğu Gelişmeleri Ve Güney Kıbrıs’ta Seçim Gündemi


Panel | 09 Mayıs 2026 | KKTC

Dr. İpek Borman, paneldeki konuşmasında Güney Kıbrıs’taki seçim dinamiklerini küresel siyasi eğilimler, sosyo-ekonomik krizler ve Kıbrıs sorununun geleceği ekseninde analiz etmiştir.

Borman’ın konuşmasındaki temel noktalar şunlardır:

*Küresel Siyasi Trendlerin Yansıması: Borman, dünya genelinde merkez partilerin zayıfladığı, geleneksel ideolojilerin aşındığı ve popülist, sistem karşıtı hareketlerin yükseldiği bir dönemden geçildiğini belirtmektedir.

Bu durumun Güney Kıbrıs’ta da görüldüğünü; DISI ve AKEL gibi köklü partilerin güç kaybettiğini, ELAM gibi aşırı sağcı veya Fidyas gibi ideolojisiz popülist figürlerin öne çıktığını ifade etmektedir.

*Neoliberal Kriz ve Sosyo-Ekonomik Nedenler: Bu siyasi savrulmaların temelinde “neoliberal krizin yansımaları” olduğunu savunmaktadır.

Orta sınıfın zayıflaması, gelir adaletsizliği, konut krizi ve artan yaşam maliyetlerinin seçmeni geleneksel elitlerden uzaklaştırarak protesto oylarına yönelttiğini vurgulamaktadır.

Kıbrıs Rum Liderliği ve Çözüm İradesi: Mevcut Rum lider Hristodulidis’in “çözüm odaklı değil, stratejik yaklaşıma sahip bir lider” olduğunu savunmaktadır.

Liderin, BM parametreleri çerçevesinde güçlü bir çözüm iradesi ortaya koymadığını, aksine Kıbrıs Cumhuriyeti’ni Türkiye ve Kıbrıslı Türkleri dışlayacak şekilde bölgesel bir aktör olarak konumlandırmaya çalıştığını belirtmektedir.

Seçimlerin Çözüm Sürecine Etkisi: Seçimlerde federal çözüm karşıtı kesimlerin (özellikle ELAM) güçlenmesinin, Rum liderliği üzerindeki baskıyı artıracağını ve halihazırda kırılgan olan çözüm nosyonunu daha da zayıflatacağını ifade etmektedir.

Kıbrıs sorununun bu seçimlerin ana gündem maddesi olmadığını da eklemektedir.

*İkinci Kulvar Diplomasisi ve Yeni Mekanizmalar: Borman, resmi müzakerelerin tıkandığı ortamlarda sivil toplumun ve halkın sürece dahil edilmesinin önemine değinmektedir.

Bu bağlamda, liderlerin üzerinde uzlaştığı, sivil toplumu ve vatandaşları sürece katmayı hedefleyen “halk meclisleri” (citizens’ assemblies) gibi yeni istişare mekanizmalarının, siyasi dinamiklere dirençli bir barış kültürü oluşturabileceğini belirtmektedir.

Uluslararası Bağlam: Kıbrıs sorununun artık tamamen uluslararası bir nitelik kazandığını, bu nedenle sadece yerel dinamiklerle değil; garantörler, AB ve bölgesel aktörlerin etkisiyle her an farklı bir yöne evrilebileceğini hatırlatmaktadır.

Total
0
Shares
Previous Post

Ortadoğu’daki Gelişmeler Işığında Kıbrıs’ta İki Toplum Arasındaki İlişkiler

Next Post

Güney Kıbrıs Seçimlerindeki Gelişmeler ve Sonrası Hakkındaki İzlenimler

Related Posts